Dijital Kültür Platformu KAPAT


;
hafiza
Gence’de Kiliseye Çevrilen Bir Türk Eseri: Câmi-i Kebîr

Azerbaycan'ın ikinci büyük şehri olan Gence'nin en büyük camisi Câmi-i Kebîr, bugünkü adıyla Şah Abbas Camii, 1804 yılında Rus işgaliyle kiliseye çevrilmiş ve yüz yılı aşkın bir süre kilise olarak kalmıştı. 3 Ocak 1804'te Rusların eline geçen Gence, büyük bir katliama maruz kaldı. 7000'den fazla kişi öldürüldü, camiye sığınan kadın ve çocukların hepsi katledildi. devamını gör..

Hafıza
hafiza
Geçmişin İzinde Geleceğin Eşiğinde: Kıbrıs Türk Toplumunda Siyaset, Ekonomi ve Sosyal Yapı

YTB’nin çalışma sahaları arasında kıymetli bir yere sahip olan Kıbrıs; Geçmişin İzinde Geleceğin Eşiğinde: Kıbrıs Türk Toplumunda Siyaset, Ekonomi ve Sosyal Yapı adlı eserle Osmanlı’nın iskân politikasından vakıf kültürüne, medreseler ve sıbyan mekteplerinden kadılık ve yargı sistemine, sosyal ve siyasal hayatından ekonomik ve toplumsal yapısına, din ve inanç dünyasından Kıbrıs Türk edebiyatına uzanan geniş bir yelpazede inceleniyor. devamını gör..

Hafıza, Kardeş Topluluklar
hafiza
Afrika Yıllığı 2022 Yayımlandı!

Geçtiğimiz yıl, YTB Yayınları himayesinde hazırlanan ve Afrika çalışmalarına önemli katkılar sunan Afrika Yıllığı’nın ikincisi Afrika Yıllığı 2022 yayımlandı. “Siyaset, Ekonomi, Güvenlik ve Çevre”, “Küresel Aktörler ve Afrika”, “Türkiye-Afrika İlişkileri” ve “Kültür, Sanat ve Spor” olmak üzere dört bölümden oluşan bu kıymetli yayın, okurlarına 2022 Afrika’sına ve Türkiye-Afrika ilişkilerine derinlikli bir bakış imkânı sunuyor. devamını gör..

Hafıza, Kardeş Topluluklar
hafiza
Anadolu’dan Dünyaya Yayılan Kültür: Türk Kahvesi

İçecek olarak 14. yüzyılda kullanılmaya başlanan kahvenin ilk defa nasıl ortaya çıktığına dair kesin bir rivayet bulunmamakla birlikte, geçmişten bu yana kahvenin asıl vatanı Yemen olarak kabul ediliyor. Ana vatanı Yemen ve Habeşistan coğrafyası olmasına rağmen kahve Anadolu’da öyle sahiplenilmiştir ki 2013’de “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi ”ne “Türk kahvesi ve geleneği” olarak girmiş ve tescillenmiştir. devamını gör..

Hafıza
hafiza
“Yalnızca cuma namazı kılmak için kilometrelerce yol giderdik."

“Yalnızca cuma namazı kılmak için kilometrelerce yol giderdik. Hatta bir keresinde hususi bir şekilde Thillot’tan Mulhouse’a geldik ama cuma namazını eda edecek bir cami bulamadık. Sonunda arkadaşın biri imam oldu, biz de dağın tepesinde cuma namazını kıldık." devamını gör..

Hafıza
baglar
Cihanın Meramı: Üsküp

Üsküp’ü Üsküp yapan başta ecdat yadigârı eserlerdir. Camidir, handır, hamamdır, çarşıdır, kaledir, tekkedir, mescittir, bedestendir, köprüdür, çeşmedir, saat kulesidir, türbedir... Dahası ezandır, mevlittir, kandildir, selamdır, şiirdir, şuurdur, muhabbettir... devamını gör..

Bağlar, Hafıza
hafiza
Bilge Ana Mevlüde Genç: Hayatı, Hayat Felsefesi ve Vasiyeti

Solingen faciasında yangının alevleri yüreğini sarmasına rağmen, acıyı içine atan Mevlüde Genç, geceleri ağladı, gündüzleri çocukları ve özellikle torunları etkilenip üzülmesinler, kimseye kin ve nefret beslemesinler diye gülümsemeye çalıştı. Bugüne kadar ağzından bir kez dahi kin, nefret ve intikam içerikli bir söz çıkmadı. devamını gör..

Hafıza
hafiza
Gönül Coğrafyamızın Şaheseri: Mevlid ve Tercümeleri

Türk şiirinin kendisinden sonra gelen metinleri içerik, biçim ve duygu yönünden en fazla etkileyen metinlerinden Süleyman Çelebi’nin Mevlid-i Şerif’i, Balkanlar’dan Anadolu’ya, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir sahada etkili olması hasebiyle YTB’nin çalışma alanları açısından da oldukça önemli bir metin. Bu yönüyle Mevlid-i Şerif’i ve onun muhtelif dillerdeki tercümelerini kapsayan bu çalışma, Mevlid’in yüzyılları aşan beynelmilel etkisini bir kez daha ortaya koyuyor. devamını gör..

Hafıza, Kardeş Topluluklar
hafiza
"Gurbet herkesin içinde taş gibidir…”

Gurbeti hiç sevmemiştir ama bırakıp gidememiştir de. Tıpkı gurbeti birlikte paylaştığı yurttaşları gibi o da hep bir gün dönecek olmanın umudunu taşımıştır yüreğinde. devamını gör..

Hafıza, Yurtdışı Vatandaşlar
hafiza
Hepimizin Akrabası: Cengiz Dağcı

45 yıllık edebî hayatına 25 eser sığdıran Dağcı’nın eserlerinin kaynağı onun hayal gücü değil; gözlerinin gördüğü acılar, kulaklarının işittiği feryatlar ve kalbinde duyduğu sızılardı. Romanlarında işlediği karakterlerin çoğu da Kırım’da tanıdığı insanlardı. O Kırım’ı ve Kırımlıları bir nakış gibi işlemişti eserlerine. Tüm yazdıkları kaybettiği yurdunu yaşatmak adınaydı. O yurdunda yaşayamadı, ama Cengiz Dağcı yurdunu eserlerinde yaşattı. devamını gör..

Hafıza
Video

YTB Haftanın Özeti

; ;